Burada yazmış olduğum küçük hikayelerimi paylaşacağım
Projenin misyonuna ilişkin kısa bir açıklama
Sizce bu hikayemin adı ne olmalı
Sayfa 1
Günlerden bir gün yine Kur’an kursundaydım. Orada Ahmet Hoca bize bazı garip şeyler anlatıyordu. Tam o sırada Kur’an kursunda her yıl yapılan etkinliklerden birinin yapılacağı haberi geldi. Bu etkinlik benim en sevdiğim etkinlikti: İftar Etkinliği. İftar etkinliğinde hep birlikte orucumuzu açar, ardından teravih namazını kılardık.
O yıl kursumuz daha da geliştiği için etkinliğe yeni bir şey daha eklenmişti. Büyük hoparlörlerin kurulduğu bir yerde ilahi söyleme etkinliği yapılacaktı. Haberi alır almaz sevinçle eve koştum. Çoğunuz eve girer girmez annemden izin aldığımı düşünmüş olabilirsiniz ama aslında buna gerek yoktu. Annem bu tür etkinliklere her zaman izin verirdi.
Eve geldiğimde iftar vaktiydi. Ailece orucumuzu açtık. İftardan sonra kardeşim Yusuf ile sohbet etmeye başladık. Yusuf Sübyan kursuna gidiyordu, bu yüzden onunla oruç hakkında konuşuyorduk. Bir süre sonra annem bize yatmamız gerektiğini söyledi. Biz de istemeye istemeye yataklarımıza gittik.
---
Sayfa 2
Sabah olduğunda biraz Kunut dualarına çalıştım. Daha sonra Kur’an kursuna gittim. Ahmet Hoca o gün bize tenvin konusunu anlatmıştı. Maalesef o gün cüzümü geçememiştim.
Eve döndüğümde biraz daha cüzüme çalıştım. Sonra annemle sözleştiğimiz gibi kardeşimi almaya gittim. Onu aldıktan sonra eve döndük. Eve gelince elime tarih kitabımı aldım ve okumaya başladım. Kitapta ilk insanın Hz. Adem olduğu yazıyordu. Ayrıca Hz. Adem’in dünyaya Hz. Havva ile birlikte, tüm nesnelerin adını bilerek geldiği anlatılıyordu.
Kitabımı bitirdikten sonra tekrar iftara oturduk. İftardan sonra akşam namazını kıldım. Daha sonra biraz daha tarih kitabı okudum. Aynı zamanda ilahilere de bakıyor, beğendiklerimi ezberlemeye çalışıyordum. Ardından dişlerimi fırçalayıp yatağıma yattım.
Fakat o gün geç yattığım için sahura kalkamadım. Sahura kalkamadığım için de o gün oruç tutamadım.
---
Resim
(Kur’an kursunda ders çalışan çocuklar)
---
Sayfa 3
Ertesi gün Kur’an kursuna gittim ve Ahmet Hoca ile iftar etkinliği hakkında konuştuk. O gün sonunda cüzümü de geçmiştim. Bir yandan da okul derslerime hazırlanıyordum çünkü sınavlara sadece iki hafta kalmıştı. Testlerimi çözdükten sonra biraz hava almak için dışarı çıktım.
Arkadaşlarımla efsane bir maç yaptık. O gün iftar için kursa gidecektim ama maç da çok heyecanlıydı. Maçı 2–0 kazanıyorduk. Bir pozisyonda topu ortaladım. Arkadaşım Eren topa vole vurdu ve top ağlarla buluştu.
Maçtan sonra iftara gitmek için yola çıktım. Fakat tam o sırada garip bir şey oldu. Eren bizimle gelmesi gerekirken farklı bir yola saptı.
İçimden düşünmeye başladım:
«“Acaba Eren gizli bir iş mi çeviriyor?”»
Hemen diğer arkadaşlara annemden bir şey almayı unuttuğumu söyledim ve geri döndüm. Aslında Eren’i takip etmek için böyle bir bahane uydurmuştum.
---
Sayfa 4
Eren bir ağacın dalının altına eğildi. Sanki oradan bir şey alıyordu. Saatime baktım. İftara sadece 5 dakika kalmıştı. Hemen koşarak iftar etkinliğine gittim.
O gün seçilen ilk ilahi “Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah” ilahisiydi. Fakat Eren hâlâ ortalıkta görünmüyordu. İlahi okunmaya başlayınca gizlice oradan ayrıldım ve Eren’i aramaya çıktım. En sevdiğim etkinliği bırakmıştım ama merakım daha ağır basıyordu.
Fakat onu bulamadım. Çünkü teravih namazının vakti gelmişti. Abdestim olduğu için direkt camiye girdim. Teravihimizi güzelce kıldık ve sonra herkes evine dağıldı.
Ertesi gün Kur’an kursuna gittiğimde aklımda tek bir soru vardı:
Eren orada olacak mıydı?
Sizce Eren kursta var mıydı?
A) Vardı
B) Yoktu
Cevap verildi mi?
Aslında ikisi de değil. Eren kursa geldi, birkaç kitap aldı ve tekrar gitti.
---
Resim
(Gece camide teravih namazı)
---
Sayfa 5
Bu olay iyice gizemli olmaya başlamıştı. Eren neden kursa gelip he
Projeyle ilgili daha fazla bilgi almak için [e-posta adresi] adresine yazın